Kayıtlar

Gastrofobik

uzanıp seslerini dinlediler kaldırımların tedavülden kaldırdılar,dinlerken içlerini acıtan sesleri içleri mi? içsiz ve dışsız bir paçarvarydı oysa bedenleri takım elbiseleriyle bize benzemey çalışıyorlardı sadece. maltepe sigara ne kadar zararlıysa biz o kadar zararlıydık oysa... bizi kanalizasyonlara mahkum ettiler sonra iki artı bir evlere. oya işlemeye adanmış ömürleri sokaklara savurdular istavroz çıkarmak günahtı ve ben gizlice istavrozun felsefesini çözmeye çalışırken babam ve oğlum vizyondaydı. kutsal ruh ben miydim? sustum ve tövbe ettim gizlice Halikarnas Balıkçısını düşündüm bizim mahallede bir meyhaneydi burası duydum ki bir şairmiş sahibi. şairlikten geçinemeyince balıkçı olmuş garibim. hamburger yiyerek işledim son günahımı ve bir dilenciye acıyarak baktım az önce kalbimize dağılan karamsarlığın gudubet bir yansımasıyla tükürdüm yere biz asrın gurme çocukları yediklerimle kurtarırım sandım dünyayı. kendimi yediğimi anladığımda yağmur yağıyor...

Aziz

Hangi hikaye masumdur sence? Hangisinden nedensiz bir terk ediş yok söyle bana. Uzak değil mi? Yoo uzak değil her an yanı başımda biri bir şeyleri terk ediyor. Sigarayı terk etmek en masumu sanırım. Ve ben sadece sigarayı bıraktım...

SİDARTA

Ne diyeceğini bilmemektir Ölüm haberi almak. Ne bileyim işte. Dilsiz bir duvarın yasağı gibi Yaktım yalnızlığın ucunu Bir bardak su gibi dağıldın ağzıma. Kulak kirlerimden duyamadım seni Hayır o sen değildin inanma Yukarıda Allah var ,bak. Sana tapındığın bir şey söyleyeyim mi? Sattığın şey limon değil gururumdur. bil ve içeri gir kapat perdeyi. uzun zaman sevişmeden yaşamaktır nefes almak. ve sevmeden sevişmektir yaşamak. mart'12

mümkün mü?

bir EDİTH PİAF şarkısı dinlerken sarhoş olsaydım...
mutlu olabilmek için sadece çikolata mı yemeli insan...?? saçma o halde likörlü bir dark olsun benimkisi...

kaçmak mı?

Mutlu musun dedim... hayır ,ya sen? dedi. hayır,peki mutsuz oluşumuz bir şükürsüzlük mü? hayır..arayış dedi. ne yapmalıyız dedim... gitti her zamanki gibi ...kaçtı uykuya daldı...

Var-Yok

Gözleri eskidi yollara bakmaktan... gelenin yakasında kaygı gidenin saçları arkadan çekilmekte... Yok'un kopan kollarında kaldı varlığın pençesi... elindeki ekmeğe aparmış bir yanlızlık... yorgun dudaklarında çelimsiz bir fırtına... Çalap ne der ki bu isyana isyan nefes alır gibi ihtiyaç... isyan bakışlarda sustalı gibi beklemekte... varlığın sebebi koca bir yalanda kalmış. kaderin ardına saklanmış güçcüzlükler... yok'un kollarında kalmış varlığın pençeleri ya etin kokusunda güvelenmiş hararet ya kız bekaretine verilmiş tüm yasaklar... kurnasında bolluk saklayan yıllar yedi zayıf ineğe yedirilmiş nedense... Yok , damarına nakşolmuş gölgelerin... yüzündeki çizgilere yapışmış isyanları acı Var olmuş göğsüne serilmiş... yok olan hep Yok olmuş... yere çekilmiş Var denilen herşey... Yok kalmış Var olan bir tek... bc