30 Aralık 2012 Pazar

Kar Yağarken Pencere



dilinin ucunda ne varsa insanın
işte ben ona inandım.
yavru bir kuşun daha ilk denemesinde
tutunmaya çalışması gibi göğe
ne bulduysam abandım
ve uça uça
karasular indi kanatlarıma

oysa bütün insanlar eşittir direksiyon başında
ama biri var ki şimdi yok aramızda
huzur yazıp da bulamayan tanpınar
inleyip duruyor narmanlı handa

dünya tuhaf değil mi
kızarmış ekmeğe tereyağ sürer gibi
çocuklar yetiştiriyoruz ölmesi için.
bir istek ki dövüp duruyor bizi
oynaşıp duruyor bizi
oynaşıp duruyoruz kapkaranlık sularda
kirletmek için o bembeyaz gömleği

dizlerinden vurulmuş bir adam ki o benim
ne kadar benziyorum emekleyen çocuğa
bir anda yıkılıyor cana yakın ne varsa
yemeğin etini seçmek gibi mesela.

dünyanın soluğudur kar yağarken pencere
silinen bir vazoya tozun konması gibi
ey dokunma duygusu
sensin bu bahçenin sahibi.

kar tutmuyor artık şehirleri nedense
sesini teybe çekip sonra da beğenmeyen
her kimse;
ona benzetiyorum ben, bu tuhaf ilişkiyi.
ki insan mütercimdir, kalbindeki o şeyi
metal tadı olsa da ısırdığı herşeyde
çevirip durur kendi dilince.

ve kaybolunca kapının anahtarı
duvarla kardeş olur güzelim kapı.
İbrahim Tenekeci

25 Kasım 2012 Pazar

Gastrofobik



uzanıp seslerini dinlediler kaldırımların
tedavülden kaldırdılar,dinlerken içlerini acıtan sesleri
içleri mi?
içsiz ve dışsız bir paçarvarydı oysa bedenleri
takım elbiseleriyle bize benzemey çalışıyorlardı sadece.
maltepe sigara ne kadar zararlıysa
biz o kadar zararlıydık oysa...
bizi kanalizasyonlara mahkum ettiler
sonra iki artı bir evlere.
oya işlemeye adanmış ömürleri
sokaklara savurdular

istavroz çıkarmak günahtı
ve ben gizlice istavrozun felsefesini çözmeye çalışırken
babam ve oğlum vizyondaydı.
kutsal ruh ben miydim?
sustum ve tövbe ettim gizlice

Halikarnas Balıkçısını düşündüm
bizim mahallede bir meyhaneydi burası
duydum ki bir şairmiş sahibi.
şairlikten geçinemeyince balıkçı olmuş garibim.

hamburger yiyerek işledim son günahımı
ve bir dilenciye acıyarak baktım az önce
kalbimize dağılan karamsarlığın
gudubet bir yansımasıyla tükürdüm yere
biz asrın gurme çocukları
yediklerimle kurtarırım sandım dünyayı.
kendimi yediğimi anladığımda
yağmur yağıyordu
uzanıp kaldırım dinleyen bedenlere.

bc/kasım'12

19 Kasım 2012 Pazartesi

Aziz


Hangi hikaye masumdur sence?
Hangisinden nedensiz bir terk ediş yok söyle bana.
Uzak değil mi?
Yoo uzak değil her an yanı başımda biri bir şeyleri terk ediyor.
Sigarayı terk etmek en masumu sanırım.

Ve ben sadece sigarayı bıraktım...

6 Nisan 2012 Cuma

SİDARTA


Ne diyeceğini bilmemektir
Ölüm haberi almak.
Ne bileyim işte.
Dilsiz bir duvarın yasağı gibi
Yaktım yalnızlığın ucunu
Bir bardak su gibi dağıldın ağzıma.
Kulak kirlerimden duyamadım seni
Hayır o sen değildin inanma
Yukarıda Allah var ,bak.

Sana tapındığın bir şey söyleyeyim mi?
Sattığın şey limon değil gururumdur.
bil ve içeri gir kapat perdeyi.

uzun zaman sevişmeden yaşamaktır
nefes almak.
ve sevmeden sevişmektir
yaşamak.

mart'12