Kayıtlar

Aziz

Hangi hikaye masumdur sence? Hangisinden nedensiz bir terk ediş yok söyle bana. Uzak değil mi? Yoo uzak değil her an yanı başımda biri bir şeyleri terk ediyor. Sigarayı terk etmek en masumu sanırım. Ve ben sadece sigarayı bıraktım...

SİDARTA

Ne diyeceğini bilmemektir Ölüm haberi almak. Ne bileyim işte. Dilsiz bir duvarın yasağı gibi Yaktım yalnızlığın ucunu Bir bardak su gibi dağıldın ağzıma. Kulak kirlerimden duyamadım seni Hayır o sen değildin inanma Yukarıda Allah var ,bak. Sana tapındığın bir şey söyleyeyim mi? Sattığın şey limon değil gururumdur. bil ve içeri gir kapat perdeyi. uzun zaman sevişmeden yaşamaktır nefes almak. ve sevmeden sevişmektir yaşamak. mart'12

mümkün mü?

bir EDİTH PİAF şarkısı dinlerken sarhoş olsaydım...
mutlu olabilmek için sadece çikolata mı yemeli insan...?? saçma o halde likörlü bir dark olsun benimkisi...

kaçmak mı?

Mutlu musun dedim... hayır ,ya sen? dedi. hayır,peki mutsuz oluşumuz bir şükürsüzlük mü? hayır..arayış dedi. ne yapmalıyız dedim... gitti her zamanki gibi ...kaçtı uykuya daldı...

Var-Yok

Gözleri eskidi yollara bakmaktan... gelenin yakasında kaygı gidenin saçları arkadan çekilmekte... Yok'un kopan kollarında kaldı varlığın pençesi... elindeki ekmeğe aparmış bir yanlızlık... yorgun dudaklarında çelimsiz bir fırtına... Çalap ne der ki bu isyana isyan nefes alır gibi ihtiyaç... isyan bakışlarda sustalı gibi beklemekte... varlığın sebebi koca bir yalanda kalmış. kaderin ardına saklanmış güçcüzlükler... yok'un kollarında kalmış varlığın pençeleri ya etin kokusunda güvelenmiş hararet ya kız bekaretine verilmiş tüm yasaklar... kurnasında bolluk saklayan yıllar yedi zayıf ineğe yedirilmiş nedense... Yok , damarına nakşolmuş gölgelerin... yüzündeki çizgilere yapışmış isyanları acı Var olmuş göğsüne serilmiş... yok olan hep Yok olmuş... yere çekilmiş Var denilen herşey... Yok kalmış Var olan bir tek... bc

Tınılar...

Ben gurbette değilim Gurbet benim içimde... sakin bir ses aradım akşamüstü...omuzlarımdaki gergin ağrıyı dindirecek . İzel'i gördüm telefonun hafızasında... ardı sıra ; Bir kızıl goncaya benzer dudağın, açılan tek gülüsün sen bu bağın... kurulur kalblere sevda otağın kimbilir hangi gönüldür durağın... incesaz ince ince sızlatıyor burnumun direğini işte...Akşam oldu...bir gün bitti.. ağlatıp küstüreceksen hep boynumu büktüreceksen gözyaşımı döktüreceksen sevme beniiiii sevme beniiiii... akşam oldu yine..tüm kış akşamlarında olduğu gibi bir hüzün ve ümitsizlik ... nasıl biter ki bu gece... safinaz yürüyüşüm ile ıslak yolda yürüyüp bir köprü üzerinde hayatı düşünmek istedim... ha bi de..erkek olmak...Köprüden çıkıp bi yerde kafa çekmek ... makarna salçalı mı olsun yoksa peynirli mi:)))